1 Eylül 2010 Çarşamba

Tarih katlediliyor

TARİH KATLEDİLİYOR
 Tarih katlediliyor: Allianoi Antik Kenti su altında kalacak Marksist
 İzmir'in Bergama İlçesi'nde bulunan Allianoi Antik Kenti'nin Yortanlı Baraj suları altında kalmasının önünde engel kalmadı. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin 'kumla' doldurulduktan sonra baraj sularının altında kalmasına izin verdi.

Yortanlı Barajı gölü içerisinde kalan evrensel kültür mirası niteliğindeki Allianoi Antik Kenti'nin baraj gölüne katılmasının önünde engel kalmadı. Çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyeleri tarafından oluşturulan yeni bilim heyetinin 4 Ağustos 2010 tarihinde verdiği rapora uyan İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin DSİ'nin önerisi doğrultusunda kumla kaplanarak korunmasına karar verdi. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı üzerine Bergama Müzesi kontrolörlüğünde antik kentte ot temizliği çalışmaları başladı.
Gelişmeler üzerine Allianoi'nin Yortanlı Barajı'nın suları altında kalmasını önlemek için mücadele eden Alliaoni Girişim Grubu üyeleri antik kente giderek inceleme yaptı. Antik kentteki gelişmelerin kaygı verici olduğunu söyleyen Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü İffet Diler, "Kalabalık bir işçi grubu temizlik çalışmaları yapıyordu. Büyük hamamda bulunan suların tahliyesine başlamışlardı. Bu çalışmanın ardından restorasyon öğrencilerinin gelip duvarlarda güçlendirme çalışması yapacağını öğrendik" diye konuştu.
Gelişmeler hakkında sağlıklı bilgi edinemediklerini ifade eden Diler, "Bize bilgi vermekten kaçınıyorlar. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla yeni bir bilim heyeti oluşturulmuş ve Kurul bu heyetin raporu ışığında bir karar vermiş. Bilim heyeti de daha önce Danıştay tarafından iptal edilen ve kalıntıların mille kaplanmasını öngören raporda 'küçük' bir değişiklik yapmış, daha önce kalıntıların siltli kille kaplanması öngörülüyordu. Bu sefer kilin yerini kum almış. Bu gelişmeler karşısında şaşkına döndük. İşlemin durdurulması için en kısa zamanda mahkemeye başvuracağız" dedi.
Kapitalizmin varlığını sürdürebilmek için doğayı ve tarihi ilk defa katletmiyor. Tarihi eserlerin devlet eliyle yok edilmesi tüm hızıyla sürüyor. 1. derece sit alanlarına yapılan inşaatlar neredeyse hemen her gün haber oluyor. Doğayı katleden hidroelektrik barajlarının yapımı içinse koca antik kentler gözden kolaylıkla çıkartılabiliyor. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Hasankeyf Antik Kenti, Ilıcası Barajı'nın altında kalacak. Dünyanın en eski sağlık merkezlerinden biri olan Allianoi Antik Kenti de Yortanlı Barajı'nın altında kalacak. Kapitalizmin doğasında bulunan yok etme çabasının tüm dünyayı ortadan kaldırmaması için, biz kapitalizmi yok edelim! kaynak:http://www.marksist.org/haberler/1741-tarih-katlediliyor-allianoi-antik-kenti-su-altinda-kalacak

HOŞGELDİNİZ



Topraktan gelen, ellerde şekillenen kor ateşin sırlı gülleri...

ART COLLECTİON

ÇİNİ SANATI

çini M.Ö. 3000 yılının ilk yarısında mimari ile tanışan çiniler, İslam mimarisinde M.S. 9. Yüzyılda kullanılmaya başlamıştır. Selçuklular'ın 1071'de Bizanslılar`ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur. Bu topraklardaki çini sanatı, 13. Yüzyılda Selçuk mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir. Başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. 14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Türkler iç ve dış mimari süslemenin en renkli kolu olan çini sanatını, asıl büyük ve sürekli gelişmesini Anadolu Türk mimarisinde göstermiştir. Türk çiniciliği Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. İznik çinileri İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya tekniği ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır. 16. yy'da İznik'te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin duraklama dönemiyle birlikte, İznik çini üretim faaliyetini 17.yy. sonlarına doğru tamamen durdurmuş ve çinicilik Kütahya’ya kaymıştır. Lale Devri'nde, İznik çini sanatı yeniden canlandırılmaya çalışılsa da çabalar uzun ömürlü olamamıştır.

my art

MY personal exhibition

My handmade tiles and art work