30 Ocak 2011 Pazar
Türkiye'nin Sümela Açılımı, Yunanistan'ı Fethiye Camii'nin Restorasyonuna Zorladı
Türkiye'de Hükümetin Dini Grup ve Azınlıklara Yönelik Gerçekleştirdiği Açılımlar, Farklı Ülkelerde de Olumlu Gelişmelere Vesile Oluyor. Sümela Manastırı'nda Düzenlenen Ayinin Ardından Yunanistan Yönetimi de Fethiye Camii'nin Restorasyonunu Gündemine Aldı.
Haber Yayın Tarihi: 04.10.2010 16:28
Türkiye'de hükümetin dini grup ve azınlıklara yönelik gerçekleştirdiği açılımlar, farklı ülkelerde de olumlu gelişmelere ves
ile oluyor. Sümela Manastırı'nda düzenlenen ayinin ardından Yunanistan yönetimi de Fethiye Camii'nin restorasyonunu gündemine aldı. Yunan basınında bugün yer alan haberlere göre caminin restorasyonuna kısa zaman içinde başlanması planlanıyor.
Yunan basın-yayın organları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunan Başbakan Yorgo Papandreu'dan restore edilmesini istediği Atina Fethiye Camii'nde restore çalışmalarının kısa süre sonra başlanmasının planladığını yazdı. Erdoğan'ın Sümela Manastırı'nda ayin iznine karşılık, Papandreu'nun Fethiye hediyesi ile cevap verdiği değerlendirmesi yapıldı.
Elefterotipia gazetesi, arkeolojik eserler deposu olarak kullanılan Fethiye Camii'nin çok kısa bir süre sonra boşaltılarak, restorasyon için Turizm ve Kültür Bakanlığı'na teslim edilmesinin beklendiğini yazdı. Gazete, "Herkesin şüphe ile baktığı ibadet yapılacak bir mekân için değil, restore edilerek ziyaret edilecek bir anıt için." vurgusunda bulunmayı da ihmâl etmedi.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Turizm ve Kültür Bakanlığı Genel Sekreteri Lina Mendoni, "Arkeolojik Eserlerin Birleştirilmesi çalışmaları kapsamında antik Atina eserlerinin restorasyonu ile bakımını finanse eden Avrupa Birliği'ne karşı sorumluluğumuz var. Bu bağlamda Osmanlı dönemine ait Fethiye Camii'nin de bakımı yapmak zorundayız." dedi. Mendoni, Erdoğan'ın talebine kadar unutulan ancak 1998'de gündeme gelen harap durumdaki Fethiye Camii'nin niçin restore edilmediğini ise cevaplandırmadı.
SÜMELA'YA KARŞILIK FETHİYE'NİN RESTORASYONU
Uzun yıllardan bu yana çok ciddi yapısal problemlerle karşı karşı bulunan Fethiye Camii'nin 12 yıl önce restorasyon programı içerisine dahil edildiği ortaya çıktı. Ancak, Osmanlı döneminden kalan en eski eser olma ayrıcalığına sahip Fethiye Camii de, Yunan yetkililerin ihmalkârlığından nasibini almış.
Erdoğan'ın baskıları ve Türkiye'nin Sümela ve Ruhban Okulu'nda yaptığı dini açılımlar, Yunan Kültür Bakanlığı'nı hem de ekonomik krizin etkili olduğu bir dönemde adım atmak zorunda bıraktı. Gazeteler, Kültür Bakanlığı yetkililerinin bile AB'den değil de, kamu kaynaklarından Fethiye Camii içerisinde tutulan ve arkeolojik eserlerin bulunduğu 500 kasanın boşaltılması için kaynak ayrılmasına çok şaşırdıklarını yazdı. Cami boşaltıldıktan sonra restorasyon için çalışma yapılması öngörülüyor.
Ancak restorasyonun ne zaman başlayacağı tam olarak bilinmiyor. Kültür Bakanlığı'nın restorasyon işini, 2013 yılına kadar AB'den Yunanistan'a gelecek yardım programı içerisine dahil etmek istediği ifade ediliyor. Bu, restorasyonun bir süre daha gecikeceği endişelerine de yol açıyor. Elefterotipia gazetesi, Fethiye Camii'nin restorasyonuna karar verilmesini, Erdoğan'ın Ağustos ayında Sümela'da ayin yapılmasına izin vermesine karşılık Papandreu'nun bir hediyesi olarak yorumladı.
12 YILDIR BEKLEYEN RESTORASYON
Fethiye Camii'nin restorasyon hikayesinin geçmişi 1998'e dayanıyor. O dönemde Roma Agora'sının içerisinde kalan caminin restore edilerek ziyarete açılacağı duyurulmuştu. Dosya olduğu gibi kaldı. Buna en çok sevinenler ise Fethiye Cami girişine masalarını yığan restoran sahipleri ile lokantalardan kaptıkları yemekleri son cemaat mahallinde yiyen kediler oldu.
Son 3-4 haftadan bu yana Fethiye Cami'nde kasalar içinde muhafaza edilen çok önemli arkeolojik eserler, bir başka depoya taşınıyor. Bu çalışmaların 15 Ekim'e kadar tamamlanması planlanıyor. Yunanistan, son dönemde AB fonlarından sağlanan kaynaklarla yaklaşık 40 cami, 17 hamam ve 4 bedestenin bakımını yaptı. Daha başka Osmanlı eserleri de elden geçirildi.
FETHİYE CAMİİ
Atina Fethiye Camii, 1458 yılında Fatih Sultan Mehmet'in şehri fethetmesinin anısına inşa edilmiş. Fethiye, Akropolis eteklerindeki eski şehir diye anılan Plaka mahallesinde bulunuyor. Fethiye Camii'ne yaklaşık 300 metre uzaklıkta bulunan diğer Osmanlı camii Mustafa Ağa (Voyvoda) ise seramik müzesi olarak hizmet veriyor.
Atina'nın Osmanlıların elinden çıkmasından sonra Fethiye Camii, önce okul olmak üzere değişik amaçlar için kullanılmış. Bir dönem şehrin hapishanesi olarak hizmet veren cami, kışla mekânı da olmuş. 1890 yılından önce un anbarı, 1935 yılına kadar ise uzun yıllar ordu ekmek fırını olarak hizmet vermiş.
Dış duvarları sağlam görünen Fethiye Camii'nin 5 kubbeden oluşan son cemaat yeri için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Depremler ve bakımsızlık nedeniyle son cemaat yerindeki kubbe ve duvarlarda büyük çatlaklar oluşmuş. Son cemaat yeri, yıkılmaması için çelik konstrüksiyonlarla ayakta tutulmaya çalışıyor.
Kubbelerinin çökmemesi için de ahşap dayanaklar koyulduğu dikkat çekiyor. Son cemaat yerinin sağ ve solunda bulunan mihraplar da çatlaklardan nasibini almış. Kilitli olduğu için tespit edilemese bile, benzer çatlakların ana kubbe ve onu destekleyen 4 yarım kubbede de bulunduğu tahmin ediliyor. Nitekim çatısından yağmur sularının sızması nedeniyle yer yer yosunlar ve izler oluşmuş.
Kiremitle örtülü çatısı ve kubbelerinde ağaçlar çıkmış. Fethiye Camii'nin 1935 yılında yıktırılmak istendiği ancak Türk hükümetinin yaptığı girişimler nedeniyle bundan vazgeçildiği iddia ediliyor. Minaresinin ise sadece temel duvarları ve birkaç basamağı bulunuyor. Fethiye Camii'nin dış duvarlarına dayalı çok sayıda Osmanlı mezar taşı bulunuyor. (Cihan Haber Ajansı)
http://www.sondakika.com/haber-turkiye-nin-sumela-acilimi-yunanistan-i-fethiye-2266155/
Etiketler:
Fethiye camii.manastır,
Sümele,
yunanistan
6 Aralık 2010 Pazartesi
Rum Yetimhanesi Fener Rum Patrikhasine geri verildi
Ortodoks Rum Patrikhanesi, Büyükada Rum Yetimhanesi’ni geri almak için verdiği 45 yıllık hukuk mücadelesini kazandı.
http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/rum-yetimhanesinin-bilinmeyen-gecmisi/516958/1#haber-baslik
24 Eylül 2010 Cuma
1 Eylül 2010 Çarşamba
Tarih katlediliyor
TARİH KATLEDİLİYOR
Tarih katlediliyor: Allianoi Antik Kenti su altında kalacak Marksist
İzmir'in Bergama İlçesi'nde bulunan Allianoi Antik Kenti'nin Yortanlı Baraj suları altında kalmasının önünde engel kalmadı. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin 'kumla' doldurulduktan sonra baraj sularının altında kalmasına izin verdi.
Yortanlı Barajı gölü içerisinde kalan evrensel kültür mirası niteliğindeki Allianoi Antik Kenti'nin baraj gölüne katılmasının önünde engel kalmadı. Çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyeleri tarafından oluşturulan yeni bilim heyetinin 4 Ağustos 2010 tarihinde verdiği rapora uyan İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin DSİ'nin önerisi doğrultusunda kumla kaplanarak korunmasına karar verdi. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı üzerine Bergama Müzesi kontrolörlüğünde antik kentte ot temizliği çalışmaları başladı.
Gelişmeler üzerine Allianoi'nin Yortanlı Barajı'nın suları altında kalmasını önlemek için mücadele eden Alliaoni Girişim Grubu üyeleri antik kente giderek inceleme yaptı. Antik kentteki gelişmelerin kaygı verici olduğunu söyleyen Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü İffet Diler, "Kalabalık bir işçi grubu temizlik çalışmaları yapıyordu. Büyük hamamda bulunan suların tahliyesine başlamışlardı. Bu çalışmanın ardından restorasyon öğrencilerinin gelip duvarlarda güçlendirme çalışması yapacağını öğrendik" diye konuştu.
Gelişmeler hakkında sağlıklı bilgi edinemediklerini ifade eden Diler, "Bize bilgi vermekten kaçınıyorlar. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla yeni bir bilim heyeti oluşturulmuş ve Kurul bu heyetin raporu ışığında bir karar vermiş. Bilim heyeti de daha önce Danıştay tarafından iptal edilen ve kalıntıların mille kaplanmasını öngören raporda 'küçük' bir değişiklik yapmış, daha önce kalıntıların siltli kille kaplanması öngörülüyordu. Bu sefer kilin yerini kum almış. Bu gelişmeler karşısında şaşkına döndük. İşlemin durdurulması için en kısa zamanda mahkemeye başvuracağız" dedi.
Kapitalizmin varlığını sürdürebilmek için doğayı ve tarihi ilk defa katletmiyor. Tarihi eserlerin devlet eliyle yok edilmesi tüm hızıyla sürüyor. 1. derece sit alanlarına yapılan inşaatlar neredeyse hemen her gün haber oluyor. Doğayı katleden hidroelektrik barajlarının yapımı içinse koca antik kentler gözden kolaylıkla çıkartılabiliyor. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Hasankeyf Antik Kenti, Ilıcası Barajı'nın altında kalacak. Dünyanın en eski sağlık merkezlerinden biri olan Allianoi Antik Kenti de Yortanlı Barajı'nın altında kalacak. Kapitalizmin doğasında bulunan yok etme çabasının tüm dünyayı ortadan kaldırmaması için, biz kapitalizmi yok edelim! kaynak:http://www.marksist.org/haberler/1741-tarih-katlediliyor-allianoi-antik-kenti-su-altinda-kalacak
Tarih katlediliyor: Allianoi Antik Kenti su altında kalacak Marksist
İzmir'in Bergama İlçesi'nde bulunan Allianoi Antik Kenti'nin Yortanlı Baraj suları altında kalmasının önünde engel kalmadı. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin 'kumla' doldurulduktan sonra baraj sularının altında kalmasına izin verdi.
Yortanlı Barajı gölü içerisinde kalan evrensel kültür mirası niteliğindeki Allianoi Antik Kenti'nin baraj gölüne katılmasının önünde engel kalmadı. Çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyeleri tarafından oluşturulan yeni bilim heyetinin 4 Ağustos 2010 tarihinde verdiği rapora uyan İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, antik kentin DSİ'nin önerisi doğrultusunda kumla kaplanarak korunmasına karar verdi. İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı üzerine Bergama Müzesi kontrolörlüğünde antik kentte ot temizliği çalışmaları başladı.
Gelişmeler üzerine Allianoi'nin Yortanlı Barajı'nın suları altında kalmasını önlemek için mücadele eden Alliaoni Girişim Grubu üyeleri antik kente giderek inceleme yaptı. Antik kentteki gelişmelerin kaygı verici olduğunu söyleyen Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü İffet Diler, "Kalabalık bir işçi grubu temizlik çalışmaları yapıyordu. Büyük hamamda bulunan suların tahliyesine başlamışlardı. Bu çalışmanın ardından restorasyon öğrencilerinin gelip duvarlarda güçlendirme çalışması yapacağını öğrendik" diye konuştu.
Gelişmeler hakkında sağlıklı bilgi edinemediklerini ifade eden Diler, "Bize bilgi vermekten kaçınıyorlar. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla yeni bir bilim heyeti oluşturulmuş ve Kurul bu heyetin raporu ışığında bir karar vermiş. Bilim heyeti de daha önce Danıştay tarafından iptal edilen ve kalıntıların mille kaplanmasını öngören raporda 'küçük' bir değişiklik yapmış, daha önce kalıntıların siltli kille kaplanması öngörülüyordu. Bu sefer kilin yerini kum almış. Bu gelişmeler karşısında şaşkına döndük. İşlemin durdurulması için en kısa zamanda mahkemeye başvuracağız" dedi.
Kapitalizmin varlığını sürdürebilmek için doğayı ve tarihi ilk defa katletmiyor. Tarihi eserlerin devlet eliyle yok edilmesi tüm hızıyla sürüyor. 1. derece sit alanlarına yapılan inşaatlar neredeyse hemen her gün haber oluyor. Doğayı katleden hidroelektrik barajlarının yapımı içinse koca antik kentler gözden kolaylıkla çıkartılabiliyor. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Hasankeyf Antik Kenti, Ilıcası Barajı'nın altında kalacak. Dünyanın en eski sağlık merkezlerinden biri olan Allianoi Antik Kenti de Yortanlı Barajı'nın altında kalacak. Kapitalizmin doğasında bulunan yok etme çabasının tüm dünyayı ortadan kaldırmaması için, biz kapitalizmi yok edelim! kaynak:http://www.marksist.org/haberler/1741-tarih-katlediliyor-allianoi-antik-kenti-su-altinda-kalacak
Etiketler:
Allianoi,
antik kent
27 Ağustos 2010 Cuma
Yavuz Sultan Selim'in sandığımız bu resim aslında kimin?
Murat Bardakçı yazdı...
Bu resim Yavuz Sultan Selim’e değil, İran Şahı İsmail’e aittir
ddia ilk defa bundan 25 sene kadar önce, eski bir gazeteci olan Nezih Uzel tarafından ortaya atıldı ve Uzel bir antika dergisine “Bu resimbu adamın değil” diye yazdı.
Söylediği “adam” bizim meşhur Yavuz Sultan Selim, bahsettiği resimde, Yavuz’un taa ilkokullardan itibaren hemen bütün ders kitaplarına girmiş olan küpeli tablosuydu.
Yazılmasının üzerinden çeyrek asır geçti ve konu o derginin sayfaları arasında unutulup gitti. Nezih Uzel tablonun Yavuz Selim’i değil, aksine onun can düşmanı İran Şahı İsmail’i gösterdiğini söylüyordu ve söylediği doğruydu.
detaylı bilgi için;http://www.haberturk.com/yasam/haber/546290-yavuz-sultan-selimin-sandigimiz-bu-resim-aslinda-kimin
Bu resim Yavuz Sultan Selim’e değil, İran Şahı İsmail’e aittir
ddia ilk defa bundan 25 sene kadar önce, eski bir gazeteci olan Nezih Uzel tarafından ortaya atıldı ve Uzel bir antika dergisine “Bu resimbu adamın değil” diye yazdı.
Söylediği “adam” bizim meşhur Yavuz Sultan Selim, bahsettiği resimde, Yavuz’un taa ilkokullardan itibaren hemen bütün ders kitaplarına girmiş olan küpeli tablosuydu.
Yazılmasının üzerinden çeyrek asır geçti ve konu o derginin sayfaları arasında unutulup gitti. Nezih Uzel tablonun Yavuz Selim’i değil, aksine onun can düşmanı İran Şahı İsmail’i gösterdiğini söylüyordu ve söylediği doğruydu.
detaylı bilgi için;http://www.haberturk.com/yasam/haber/546290-yavuz-sultan-selimin-sandigimiz-bu-resim-aslinda-kimin
20 Ağustos 2010 Cuma
Turkey unveils buried mosaic of Seraphim in Ayasofya wall
Turkish culture minister presend to the press,the mosaic a six-winged biblical angel which had been buried in the wall of Ayasofya for 160 years.
Ayasofya'da geçe çıkarılan "kanatlı melek'' figürü,sanat tarihi ve mimarlık camiasında heyecan yarattı.
7 Ağustos 2010 Cumartesi
Bone Swan
This is the "BONE SWAN" first exhibition in Jordan by Ahmad Nabil.
Etiketler:
exhibition
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






