2 Temmuz 2009 Perşembe

çocuk odası



Bebeklikten erken çocukluk dönemine geçiş yaşı olan 3 yaşla beraber çocuğunuz artık bebekliğini bitirmiş, hayal etmeye,öğrenmeye,hareketli döneme girmiştir. Aslında bu dönemde odasını değiştirmeyi düşünmek son derece doğal ve yerinde bir karar olacaktır. Çocuk odaları için mavinin tonları, yeşil renkler, sarının tonları canlı ve cezbedici renklerdir. Çocuk odaları için önerim genelde mavi yeşil veya turkuaz oluyor. Mavi sakinleştirici etki oluştururken yeşil huzur ve güven verir. Turkuazın ise özellikle bebeklik çağındaki çocuklar üzerinde zeka gelişimine katkıda bulunduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Kırmızı: Canlandırıcı ve hayat dolu bir renktir. Turuncu: Duyguları uyarıcı bir renktir. Sarı: En neşe veren renktir. Soğuk renklerin sakinleştirici bir etkisi vardır: Yeşil: Dengeleyici ve sakinleştirici bir renktir. Mavi: Yeşil gibi sakinleştirici bir renktir ve uykuya dalmayı kolaylaştırır. Menekşe rengi: Sakinleştirici ve huzur verici bir renktir. Renklerin derin bir felsefesi vardır ve anlatmakla bitmez. fikir almak istediğiniz odanın ölçülerini, fotoğrafları ile beraber cryfreedom8@gmail.com'a gönderirseniz beraberce hayalinizdeki odayı yaratabilir,uygun fiyatlarda itina ile işleyip beğeninize sunabiliriz.










video

Hiç yorum yok:

HOŞGELDİNİZ



Topraktan gelen, ellerde şekillenen kor ateşin sırlı gülleri...

ART COLLECTİON

ÇİNİ SANATI

çini M.Ö. 3000 yılının ilk yarısında mimari ile tanışan çiniler, İslam mimarisinde M.S. 9. Yüzyılda kullanılmaya başlamıştır. Selçuklular'ın 1071'de Bizanslılar`ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur. Bu topraklardaki çini sanatı, 13. Yüzyılda Selçuk mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir. Başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. 14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Türkler iç ve dış mimari süslemenin en renkli kolu olan çini sanatını, asıl büyük ve sürekli gelişmesini Anadolu Türk mimarisinde göstermiştir. Türk çiniciliği Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. İznik çinileri İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya tekniği ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır. 16. yy'da İznik'te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin duraklama dönemiyle birlikte, İznik çini üretim faaliyetini 17.yy. sonlarına doğru tamamen durdurmuş ve çinicilik Kütahya’ya kaymıştır. Lale Devri'nde, İznik çini sanatı yeniden canlandırılmaya çalışılsa da çabalar uzun ömürlü olamamıştır.

my art

MY personal exhibition

My handmade tiles and art work