25 Ekim 2009 Pazar

yeşil camii restorasyon


Bursa Yeşil Cami'nin iç mekanında restorasyon çalışmaları önümüzdeki hafta başlayacak. Bursa Yeşil semtinde Osmanlı Sultanı Çelebi Mehmet tarafından 1419 yılında yaptırılan Yeşil Cami, Yeşil Türbe'nin ardından restorasyona alınıyor. Osmanlı Fetret Dönemi, Çelebi Mehmet Han eserlerinden Yeşil Cami'nin iç mekanı restore edilecek. Camide, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, 2008'de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrunnisa Gül ile ziyaret ederek Kur'an-ı Kerim dinlemişti. Valisi Şahabettin Harput'un girişimleri ve bir tekstil firmasının sponsor olduğu 750 bin TL'lik restorasyon Usra İnşaat tarafından yapılacak. Aynı şirket, caminin dış cephe tamiratları ile Yeşil Türbe restorasyonunu da gerçekleştirmişti. Ulu Cami'den sonra en ihtişamlı camilerden biri olarak kabul edilen ve içinde 6 asırlık orjinal İznik çinileri bulunan Yeşil Cami'de iç tezyinat (süsleme) ile alakalı yoğun bir çalışma programı yürütülecek. Sıva altında kalan eski kalem işleri, yapılacak raspa ve temizlik çalışmalarından sonra ortaya çıkartılıp eski ihtişamına kavuşturulacak. Yerlerinden oynayan orjinal İznik çinileri de elden geçirilecek. Yeşil Cami, ayrıca içerisinde terlemeyi önleyecek tabii malzemelerle boyanacak. Mermerler silinerek, çini üzerinden giden bütün elektrik ve ses tesisatlarının çirkin görünüşü ortadan kaldırılacak. Dış cephe ve bahçe aydınlatması yenilenecek. Restorasyon çalışmalarının bir yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Usra İnşaat, protokol imzalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanması ve Yıldırım Müftülüğü ile caminin hangi kısımlarının sırası ile ibadete kapatılacağının belirlenmesi ile önümüzdeki hafta başında ekipler fiilen çalışmaya başlayacak

1 yorum:

Rumeysa dedi ki...

Burası harika bir yer!!

Blogunuzu geleneksel Türk el sanatları ödevim için motif ararken keşfettim.. Daha 10 dakika oldu olmadı ama büyülendim resmen..

Bundan böyle sıkı takipçinizim..

HOŞGELDİNİZ



Topraktan gelen, ellerde şekillenen kor ateşin sırlı gülleri...

ART COLLECTİON

ÇİNİ SANATI

çini M.Ö. 3000 yılının ilk yarısında mimari ile tanışan çiniler, İslam mimarisinde M.S. 9. Yüzyılda kullanılmaya başlamıştır. Selçuklular'ın 1071'de Bizanslılar`ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur. Bu topraklardaki çini sanatı, 13. Yüzyılda Selçuk mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir. Başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. 14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Türkler iç ve dış mimari süslemenin en renkli kolu olan çini sanatını, asıl büyük ve sürekli gelişmesini Anadolu Türk mimarisinde göstermiştir. Türk çiniciliği Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. İznik çinileri İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya tekniği ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır. 16. yy'da İznik'te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin duraklama dönemiyle birlikte, İznik çini üretim faaliyetini 17.yy. sonlarına doğru tamamen durdurmuş ve çinicilik Kütahya’ya kaymıştır. Lale Devri'nde, İznik çini sanatı yeniden canlandırılmaya çalışılsa da çabalar uzun ömürlü olamamıştır.

my art

MY personal exhibition

My handmade tiles and art work